Heyecan yaratan bu yeni teknoloji ilhamını, ilk kez Douglas Adams’ın kült bilimkurgu serisi Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’nde karşılaştığımız ve o anda hepimizin hayallerini süslemeye başlayan “babel fish” adlı balıktan aldı. Evrende konuşulan tüm dilleri simültane çevirebilen bu canlı balığı kulağınızdan içeriye sokmanız ve orada kendisine konforlu bir yaşam alanı yaratmasına izin vermeniz gerekiyordu. Neyse ki Google’ın ürettiği Pixel Buds adlı kulaklıkların kullanımı, ilhamını aldığı balıkla kıyaslanınca çok daha pratik.

Bu kablosuz kulaklık Google Translate’e bağlanarak onun çeviri altyapısını kullanıyor ve karşınızdaki kişide de mevcutsa, herkesin kendi lisanında konuşup birbirini anlamasını sağlıyor. Tek seferlik tam şarjla 5 saat boyunca kullanılabilen Pixel Buds şimdilik sadece Google’ın Pixel serisi akıllı telefonlarıyla kullanılabilecek. Dolayısıyla iletişimin sağlanabilmesi için yalnızca kulaklığa değil, telefona da ihtiyaç var. Kullanıcılardan biri kulaklığı takıp kendi dilinde konuşurken, diğeri de kendi diline çevrilmiş halini duymak istiyorsa kulaklığa ihtiyacı yok çünkü çeviriyi telefonundan duyabiliyor. Tabii yine mutlaka Pixel serisi bir telefon kullanması lazım. Cevap vermek istiyorsa çevirinin gerçekleşebilmesi için kulaklığı da takması gerekiyor.

Kullanıcıya bir de telefon satın alma zorunluluğu dayatılmış olsa da sesli komutla Google Asistant uygulamasına bağlanıp işlem yapabilen bu pratik kulaklıkları diğer alternatifler arasında öne çıkaran en önemli şey tabii ki Google’ın yapay zekâyla güçlendirilmiş çeviri altyapısını kullanıp iletişimi kesintiye uğratmadan çalışabiliyor oluşu: Kullanıcılar sağ kulaklığa dokunarak konuşuyor, parmaklarını çektikleri anda çevirisi karşı tarafa aktarılıyor. Bu ufak detay sayesinde çok daha hızlı bir aktarım yapılması sağlanmış.

Yine de belirtmek gerekir ki 40 dilde simültane çeviri yapabilen tek kulaklık bu değil. Bragi tarafından üretilen Dash Pro adlı kulaklıklar da bir o kadar iddialı.

 

Kaynak: Popular Science