Su hiç şüphesiz her gün tükettiğimiz şeylerin başında geliyor. Vücudumuzun %70’i sudan meydana geliyorken bunun bu şekilde olması pekte şaşılacak bir şey değil aslında. Uzmanlar konu ile ilgili bir çok şey söylese de günlük içmemiz gereken su miktarı kişiden kişiye değişmekte. Bunun başlıca sebebi kilo, boy, beslenme şeklimiz, günlük kaybettiğimiz su miktarı gibi etkenlerdir. Peki siz günde ortalama kaç bardak su içiyorsunuz? Aşağıda bunu bizimle paylaşmayı unutmayın.

Pek çoğumuz sabah mataralarını doldurur ve genellikle akşam eve aynı şekilde geri getirir. Bu durum bir kaç kez tekrarlandıktan sonra ise “zaten içmiyorum ne gerek var yanımda taşımaya” gibi bahanelerle yanında hiç almamaya başlar. Peki size günlük olarak yaşadığınız pek çok sorunun yeterince su içmemekten kaynaklandığı söylesem? Gelin birlikte inceleyelim..

Baş Ağrısı: Birçoğumuz gün içerisine baş ağrısı yaşarız. Bunu stres, yorgunluk, uykusuzluk veya hastalık gibi nedenlere bağlarız. Ama gün içerisinde sıklıkla baş ağrısı çekiyorsanız bunun en temel nedeni su içmemenizdir.

Unutkanlık ve konsantrasyon bozukluğu: Beynin %90’ı sudan oluşmaktadır. Bu nedenle susuzluğun ilk belirtileri beyin fonksiyonlarında ortaya çıkmaktadır.

Yorgunluk: Su vücudunuzdaki en önemli enerji kaynaklarındandır. Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiviteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar. Yani su içmediğinizde vücudunuz yakıtsız kalır.

Baş Dönmesi: İnsanların sıklıkla söylediği “otururken veya yatarken bir an ayağa kalkınca başım dönüyor” diyenlerdenseniz sizde yeteri kadar su içmiyorsunuz anlamına gelmektedir. Bu nedenle en kısa zamanda içtiğiniz su miktarını arttırmalısınız.

Yüksek Kollesterol: Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır.

Kabızlık: Barsak hareketinin yavaşlamasının birçok etmeni vardır. Bunlar içerisinde yeterli miktarda besin tüketmemek, hareketsiz yaşam, stres, posası yüksek besinlerin tüketilmemesi, genetik faktörler ve en önemlisi su içmemektir.

Yüksek Kan Basıncı (Tansiyon): Kanın %92”si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı sırasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır.

Kilo Alma: vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli su ile toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyor ise yağ hücresini serbest bırakmaz.

Vakitsiz Yaşlanma ve Cilt Problemleri: Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve hatta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir. Bunun yanında yaralarda iyileşme ve derinin kendini yenilemesi gibi olaylar yavaşlar.

Bol su içmeye aniden başlamak mide bulantısı yapabilir. Bununla karşılaşmamak için içtiğiniz su miktarını yavaş yavaş artırabilirsiniz. Ayrıca kullandığınız plastik şişeleri birden fazla kullanmamaya ve mümkünse cam şişe taşımaya dikkat edelim.
Sağlıkla kalın..