Elinizde bir zaman makinesi olduğunu hayal edin ve onunla büyükbabanızın henüz çocuk olduğu zamana gidin. Ve onu öldürün. Sonuç olarak sizi doğuracak insanın dünyaya gelme ihtimalini ortadan kaldırmış oldunuz. Pekii siz dünyaya gelmediyseniz büyükbabanızı öldüren kimdi?

Eğer dünyaya hiç gelmeseydiniz zamanda yolculuk yaparak büyükbabanızı öldüremezdiniz ve dolayısıyla bu yolculuğu yapabilmek için dünyaya gelmeniz gerekirdi. Fakat bu durumda da zamanda yolculuk yaparak büyükbabanızı öldürebilirsiniz… İşte dede paradoksu tam da bu kısır döngüden ibaret.
Gelin bu paradoksun içinden çıkmaya çalışalım. Geçmişe seyahat ederek büyükbabanızı vurdunuz. O öldüğü anda siz de birden yok mu olacaksınız? Bu pek mümkün değil. İşte burada devreye bazı yorumlar giriyor. Bunlardan biri yok olmasına neden olduğunuz kişinin sizin bir önceki versiyonunuz olduğu yönünde. Çünkü aslında siz geçmişin kopyasına seyahat etmişsinizdir. Ve o zamanda yapacağınız her şey sadece olayların yaşandığı evreni etkiler.

Bazı felsefeciler ise buna karşı; geçmişe yolculuk edenlerin dedelerini asla öldüremeyeceklerini, silahın tutukluluk yapması veya yanlış kişinin vurulması gibi hep bir şeyler olacağını ve zaman çizgisini devam edeceğini söylüyorlar.

MinutePhysics’e göre ise; büyükbabanızın öldüğü geçmişin gerçekten olduğunu düşünürsek bu durumda atomaltı tanecikler birbirine paralel olarak farklı şeyler yapabilir. (Kuantum süperpozisyonu fenomeni)
İşte bu anlayışla büyükbabanızın hem ölü hem de canlı olabileceği kapalı bir zaman döngüsü oluşacaktır.
Yani geçmişe gittiniz büyükbabanızı öldürdünüz, doğmadınız ve böylece büyükbabanız yaşadı ve siz doğdunuz. İç içe geçmiş iki zaman çizgisi ile bu paradoksu açıklayabiliriz.

Fakat bütün bu yazdıklarım teoriden ibaret. En azından şimdilik…