Bakterilerin antibiyotiklere hızla direnç göstermesi, antimikrobiyal ilaçların etkinliğini azaltır ve bu da insanoğlunun refahı için büyük bir endişe yaratmaktadır. Bununla birlikte, birçok patojenik bakteri şimdi neredeyse tüm mevcut antimikrobiyal ilaçlara dirençlidir.

Bu nedenle, bu sorunla mücadele etmek için sürekli yeni bir antibiyotik tedariğine büyük talep bulunuyor ve mikrobiyal patojenlerle mücadele etmek için yeni ilaçların bulunmasını zorunlu kılıyor. Bunun üzerine bilim adamları çubuk şekilli gram pozitif bakteri olan Bacillus bakterisinin üzerinde yaptıkları araştırmada Bacillus cinsinin üyelerinden elde edilen peptitlerin; anti-bakteriyel, anti-fungal, anti-viral, anti-tümör etkisine sahip olduğunu göstermiştir.

Hayvanlar ve insanlarda toksik etki yaratmadığı tespit edilmiştir ve ilaç sanayisi için son derece önemli bir kurum olan FDA tarafından onaylanmıştır. Hem geniş spektrumlu olması hem de dar spektrumlu peptidler içermesi probitoyik olarak üretimi için imkan sunmaktadır. Hem hayvanlarda hem de insanlarda probiyotik takviyeler olarak kullanılabilir. Biyomühendislik alanında yapılan bakteriyosinler umut verici olarak gösterilmiştir.

Genetik olarak kodlanmış doğal antibiyotikler olan antimikrobiyal peptitler (AMP’ler), yeni nesil antibiyotikler için umut verici alternatif sunmaktadır.

Peki mekanizması nasıl çalışır ?

Bu antimikrobiyal peptiler (AMP’ler) Hücre membranını bozar veya kanallar oluşturarak hücre içine proteinlerini bırakarak bakterileri öldürürler. Bunlar 3 ana adımda gerçekleşir; Bakteriyel membrana bağlanma, zar içinde kümelenme ve kanal oluşumuyla tamamlanır.

Özetleyecek olursak, Günümüzde kullandığımız Antibiyotikler bakterilerin üremesini durdururlar fakat bu yazıda bahsettiğimiz mekanizma ise direkt olarak bakteriyi parçalayarak bakteriyi öldürür. Bu sebepten ötürü potansiyeli oldukça fazla olan bu yöntem, yapılan araştırmalarda umut vaadeden olarak gösterilmiştir.